Mmm çok güzel bu mahmurluk hali. Yeni uyandım, kollarımı ve bacaklarımı oynatmadan önce biraz bekliyorum. Bedenimin içinde var olan hareketi hissetmeyi. Karnım karıncalanmaya başlıyor. Geriniyorum. Uzuvlarımın kopup gitmek ister gibi uzaması bana büyük zevk veriyor. Acıktım. Acıktığımı biliyorum. Bu bilgi bana içimdeki sistem tarafından küçük kasılmalar eşliğinde veriliyor.
Yapmam gerekeni gerçekten yapmam gerektiğini anlayarak kalkıyorum. Biraz sağa sola yürüyüp bacaklarımı ısıtıyorum. Bezginliği bastıran, mutluluğa benzer bir duyguyla karanlık yuvamdan çıkıyorum. Bir şeyler yiyeceğim. Evde ne bulursam. Alacakaranlıkta yürüyorum. Işıkla lekelenmiş karanlık. Yağmurda kalan birinin paltosuna benziyor. Terbiyesizce yayılarak geliyor sabah. Kapı altlarından burnunu sokuyor eve. Sağı solu karıştırıp daha önce gördüğümü hatırlamadığım bazı yiyecekler buluyorum. Biri unutmuş olacak. Yeniliği severim. Karnımı doyuruyorum.
Ben her sabaha karşı kalkıp karnımı doyururum. Günlerimi karanlıkta geçirir, geceleri gezintiye çıkarım. Önemli işlerimi hep gece hallederim, buna uygun bir çevrem var. Aslında tüm tanıdıklarım böyle yaşıyor. Gündüzler tekinsiz geliyor benim gibilere. İnsanlarla bir arada olmak sıkıntı veriyor. Bütün o anlamsız karşılaşmaların yarattığı şaşkınlık ve korku. Yargılayıcı bakışları, müdahaleci tavırları. Başkalarının hayatları üzerine öyle kolayca aldıkları kararlar. Anlıyorsunuz ya, onlarla yıldızım pek barışık değil. Yine de nefret etmem insanlardan. Yeri geldiğinde yararlı bile olurlar. Yalnız sınırları çizmeyi bileceksin. Kendin için.
Çenem düştü, değil mi? Karnım doyunca böyle olurum. Bazen o kadar rehavete kapılırım ki olduğum yerde yeniden uykuya dalarım. Ama bugün öyle olmayacak. Şimdi yeniden yatağıma döneceğim. İşte gidiyorum. Hoş bir uyuşukluk çöküyor üzerime. Bacaklarım hafif hafif kaşınıyor. Hmmm… Birkaç dakika uyusam. Henüz sabah olmadı. Şu köşede biraz keyif yapmaya da hakkım vardır herhalde. Yan döneyim, böyle daha rahat. Hoş ama tuhaf hissediyorum. Rahatlığın derininde bir yerde tedirginlik mi var? Ne için? Ah, bakın rüyaya dalıyorum. Nereden mi anladım, düşüncelerim bulandı. Anlaşılmazlık ve gerçekliği tespit edilemezlik bölgesine giriyorum. Rüyaya dalmadan önce hep böyle olur. Bu defa biraz ani oldu. Yatağıma gideceğim, halim yok. Şu kısa uyku öyle iyi gelecek ki. Gözlerimi kapıyorum. Neden tedirgin olduğumu anlamıyorum. Serinlikte yatıyor olmak güzel. Bu hissizlik bana yabancı ama aldırmıyorum.
Işık yanıyor. Sabah bu kadar çabuk mu geldi? Uyudum mu? Belki hala rüyadayım. Üzerime düşen bir şey görüyorum. Daha önce böyle hareket ettiğini görmemiştim. Bir terlik. Otuz altı numara bir kadın terliği. Mavi. Tabanı süngersi bir maddeden yapılmış. Bedensel bütünlüğüme saldırıyor. Bu nezaketsizlik karşısında içerliyorum. Ölüyor olmanın keskin bilinciyle antenlerimi oynatıyorum.
-
oynakbeyi liked this
-
bokumabenziyorsun liked this
-
nonvideo posted this