Bir şeyler konuşuyorsunuz, kelimeleriniz meyve sinekleri gibi pırpırlayıp duruyor güneşte. Duruyor dediysem lafın gelişi. Denize düşüp balık yemi oluyorlar. Marmara’nın balıkları hep aç. Ben burada duruyorum, omuzumda güneşi hissederek. Ağırlığımı vapura vermemeye çalışarak. Suya yük olmak istemem. Hafif görünürüm ama içimde gavur ölüleri yüzer. Aklımda bir sürü şey birikir, sıkış tepiş uğraşırlar çıkmaya. Ne yazık çok azı ulaşır ellerime. Ben hep heyecanlanırım çıkacak gibi olduklarında. Hazırlanırım onlar için. O kadar heyecanlanırım ki iş yapamaz olurum. Kimi zaman sol gözüme bir ağrı saplanır. O zaman vapura biner böyle dururum. Rüzgara uzatırım başımı sakinlesin diye içimdekiler. Güneşte uyusunlar diye. Kızarsınız konuşmuyorum diye ama ağzımı açsam sinekler kaçar boğazıma.
-
cronenberg98w liked this
-
nestalilisefta liked this
-
ukeladumbelegi liked this
-
caraizmariti liked this
-
nonvideo posted this